İstanbul’da Bir Soru: Üçüncü Göz Gerçek midir? Seheryeli okurlarına özel bu yazımızda “Üçüncü göz gerçek midir” konusunu derinlemesine inceliyoruz. İstanbul’da yaşarken bazı sorular sadece internette kalmıyor, sokakta yürürken, metroda birinin bakışında, işyerinde çay molasında bile karşına çıkıyor. “Üçüncü göz gerçek midir?” sorusu da benim için böyle bir şey oldu. Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, insanların inançlarını, kaygılarını ve dünyayı algılama biçimlerini çok farklı katmanlarda gözlemleme fırsatım var. Ve şunu net söyleyebilirim: Bu soru sadece mistik bir merak değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle kesişen derin bir algı meselesi. Sokakta Duyduğum Bir Cümleyle Başlayan Düşünce Geçen…
Yorum BırakSeherYeli.com Yazılar
Kelimelerin Belleği: Hafıza Kartı Seçimini Edebiyatın Aynasında Okumak Kelimeler yalnızca iletişim araçları değildir; onlar, insan zihninin en kırılgan anlarını saklayan görünmez birer hafıza kartı gibidir. Her anlatı, her roman, her şiir, bir başka hikâyenin içine gömülü yeni bir kayıt alanı açar. Bellek dediğimiz şey, teknik bir cihazın kapasitesinden çok daha geniştir; çünkü o, insanın unutma ve hatırlama arasındaki gerilimli yolculuğudur. Bir metin nasıl okunursa okunsun, içinde sakladığı anlamlar çoğalır, genişler ve başka metinlerle temas ettikçe yeniden yazılır. İşte bu yüzden “hafıza kartı alırken nelere dikkat edilmeli?” sorusu yalnızca teknik bir rehberlik değil, aynı zamanda edebiyatın kendisine dair derin bir metafordur.…
Yorum BırakKahverengi nasıl olur? Rengin biliminin günlük hayata uzanan hikâyesi Gün içinde etrafınıza dikkatli bakarsanız aslında kahverenginin ne kadar baskın bir renk olduğunu fark edersiniz. Toprak, ahşap mobilyalar, kahve, saç tonları, eski kitap kapakları… Hepsi farklı farklı ama bir şekilde aynı renk ailesine ait gibi durur. Eskişehir’de üniversitede çalışırken kampüste yürürken bile bu renk sürekli karşınıza çıkar: çimlerin arasındaki toprak, banklar, ağaç gövdeleri… Ama işin ilginci şu: Kahverengi aslında “tek başına var olan” bir renk değil. Yani fiziksel olarak saf bir kahverengi ışık dalga boyu yok. Bu da bizi şu soruya getiriyor: Kahverengi nasıl olur? Kahverengi nasıl olur? Temel fikir: ışık…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı, Seçimler ve Bir Öğrencinin Kaderi Üzerine Ekonomik Bir Bakış İnsan davranışını anlamaya çalışan her yaklaşım, eninde sonunda aynı temel gerçekle karşılaşır: kaynaklar sınırlıdır. Zaman, dikkat, enerji ve hatta motivasyon… Hepsi kıt birer üretim faktörü gibi davranır. Bu kıtlık içinde yapılan her seçim, başka bir olasılıktan vazgeçmek anlamına gelir. Bu çerçeveden bakıldığında, 8. sınıfta iki dersten kalmak yalnızca akademik bir durum değil, aynı zamanda bireysel kaynak tahsisi, karar mekanizması ve gelecekteki ekonomik fırsatların yeniden şekillenmesi meselesidir. 8. Sınıfta 2 Dersten Kalmak: Mikroekonomik Bir Karar Analizi Hoş geldiniz! Seheryeli olarak 8. sınıfta 2 dersten kalırsak ne olur ile ilgili en…
Yorum BırakMerhabalar! Seheryeli sayfasında bu kez 58-60 kiloya hangi beden mont giyer üzerine odaklanıyoruz. Bir sonraki yazıda yeniden buluşmak üzere; 58-60 kiloya hangi beden mont giyer konusunu bugünlük kapatıyoruz. 58–60 Kiloya Hangi Beden Mont Giyer? Beden Ölçüsünden Toplumsal Düzenin Politik Anatomisine Beden ölçüsü sorusu ilk bakışta son derece pratik görünür: 58–60 kilo aralığında hangi beden mont giyilir? Cevap teknik olarak değişkendir; genellikle S ile M arasında bir yerden söz edilir, fakat boy, omuz genişliği, kesim türü ve markaların kalıp politikaları bu sonucu sürekli değiştirir. Ancak bu değişkenlik, yalnızca tekstil endüstrisinin teknik bir problemi değildir. Beden ölçüsü dediğimiz şey, modern toplumun bireyi…
Yorum BırakSeheryeli okurlarına özel hazırlanan bu içerikte “Zeybek oynamak ne anlama gelir” hakkında en önemli detayları derledik. Harmandalı ve Zeybek Arasındaki Fark Nedir? Kültür, Ritm ve İnsan Zihninde Bir Yolculuk Konya’da yaşayan 26 yaşında bir genç olarak, günün büyük kısmını teknik çizimler, sistem analizleri ve soyut düşünceler arasında geçirirken, akşamları kendimi bazen tamamen farklı bir dünyada buluyorum: halk oyunlarının dünyasında. Özellikle “Harmandalı ve zeybek arasındaki fark nedir?” sorusu zihnimde dönüp duruyor. İlk bakışta basit bir kültürel karşılaştırma gibi görünse de, içine girdikçe bunun hem teknik hem de duygusal katmanları olan bir mesele olduğunu fark ediyorum. İçimdeki mühendis sürekli ölçüyor, kıyaslıyor, yapı…
Yorum BırakBaşlangıç: Sayı, Ritüel ve İnsan Deneyimi İnsan toplulukları saymayı yalnızca bir hesaplama aracı olarak geliştirmedi. Sayılar, çoğu zaman ritüellerin içine yerleşmiş bir ritim, bedensel hafızanın bir uzantısı ve kolektif yaşamın düzenleyici dili olarak ortaya çıktı. “2’şer 2’şer 60’a kadar nasıl sayılır?” sorusu ilk bakışta basit bir matematik pratiği gibi görünse de, antropolojik açıdan bakıldığında bu eylem; tekrarın, düzenin, öğrenmenin ve toplumsal aktarımın kesişim noktasına yerleşir. Birçok kültürde sayma eylemi, yalnızca zihinsel bir işlem değil; ses, hareket ve ritimle birlikte icra edilen bir tür gündelik törendir. Özellikle erken çocukluk eğitiminde ya da sözlü kültürlerde, sayılar çoğu zaman ezgisel bir yapı içinde…
Yorum BırakSeheryeli takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “French pressle ıhlamur nasıl yapılır” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız. French press ile ıhlamur nasıl yapılır? Günlük hayatta küçük bir ritüel arayışı Bazen ofiste gün öyle bir uzuyor ki, bilgisayar ekranına bakarken zihnim bir noktadan sonra “tamam artık” diyor. İstanbul’da yaşayan, günün büyük kısmını ofiste geçiren biri olarak, akşam eve döndüğümde kendime küçük kaçışlar yaratma ihtiyacı hissediyorum. Kahve bazen fazla sert geliyor, çay ise artık otomatikleşmiş bir alışkanlığa dönüşmüş oluyor. Son zamanlarda kendime sorduğum o basit ama iyi hissettiren soru şu: French press ile ıhlamur nasıl yapılır? İlk duyduğumda bana da biraz garip gelmişti. French…
Yorum BırakÇok Enerji İçeceği İçersem Ne Olur? Gerçekleri Süslemeden Konuşalım Şunu en baştan net söyleyeyim: Enerji içeceği meselesi hafife alınacak bir konu değil ama kimse de bunu “tamamen şeytan ürünü” gibi anlatınca gerçek hayatla bağ kopuyor. İzmir’de yaşayan, sosyal medyada gündem tartışmalarına girip çıkmayı seven biri olarak şunu görüyorum: İnsanlar ya aşırı savunuyor ya da tamamen demonize ediyor. Ortası yokmuş gibi. Ben ortayı seviyorum. Ama bu konuda ortayı sevsem de şunu da açık açık söyleyeyim: Çok enerji içeceği içmek romantize edilecek bir şey değil. “Günde 3 kutu içiyorum, hiçbir şey olmuyor” diyenleri de ciddiye alıyorum ama aynı zamanda içimden “henüz olmuyor”…
Yorum BırakSayılamayan Ne Demek İngilizce? (Uncountable Nouns) Konusuna Yakından Bakış Günlük hayatta fark etmeden kullandığımız bazı şeyleri sayarız: bir elma, iki kalem, üç kitap… Ama bazı şeyler var ki onları tek tek saymaya çalıştığınızda sanki hayat size küçük bir “dur bakalım” der. İşte İngilizcede “uncountable nouns” yani sayılamayan isimler tam olarak bu noktada devreye giriyor. “Sayılamayan ne demek ingilizce?” sorusu aslında basit gibi görünse de, dil öğrenen birçok kişinin kafasını karıştıran temel konulardan biri. Çünkü mesele sadece kelime ezberi değil, aynı zamanda dünyayı nasıl algıladığımızla da ilgili. Eskişehir’de bir üniversitede çalışan genç bir araştırmacı olarak bu konuyu öğrencilerle sık sık konuşuyorum.…
Yorum Bırak