Çankırı Ankara mı? Bir Felsefi Sorgulama Felsefe, dünyayı anlamaya yönelik sorgulamanın en derin yollarından biridir. Bir şeyin ne olduğunu, ne olmaması gerektiğini ve ne olabileceğini anlamak için temelden sorgulamak gereklidir. Çankırı’nın Ankara olup olmadığını sormak, ilk bakışta basit bir coğrafi soru gibi görünse de, aslında çok daha derin felsefi soruları gündeme getirir. “Çankırı Ankara mı?” sorusu, sınırların, kimliklerin, yerel ve merkezi olguların nasıl inşa edildiği üzerine derin düşünceler uyandırır. Bu yazıda, etik, epistemoloji ve ontoloji çerçevelerinden bakarak bu soruyu inceleyecek ve dengeli bir felsefi sorgulama gerçekleştireceğiz. Çankırı ve Ankara: Ontolojik Bir Ayrım Ontoloji, varlık felsefesi olarak tanımlanabilir. Bir şeyin varlık…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Yoklama Kaçağı Cezası Silinir Mi? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme Bir sabah, yalnızca birkaç dakika boyunca rüyanın karanlıkta kaybolan hatıralarıyla gözlerini açan bir insanın, geçmişindeki kayıplarla nasıl yüzleşeceği sorusu üzerine düşünüyordum. Geçmişin izleri, bazen silinemeyecek kadar derin olur, bazen ise sadece biraz zaman ve doğru koşullar altında silinebilir. Peki, bir hata ya da yanlış bir karar, cezalarla mı yaşanmalıdır? Yoklama kaçağı cezası gibi toplumsal bir yaptırım, geriye dönük bir suçlama mı yoksa ödenmiş bir bedel mi? İnsanın, doğru ve yanlış arasındaki sürekli savaşta neye dayanarak adil bir çözüm bulması gerektiği sorusu da burada devreye giriyor. Bu yazıda, yoklama…
Yorum BırakNiyet Etmeden Namaz Kılınır Mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Toplumların dinamikleri, yalnızca ekonomi ve teknoloji gibi maddi unsurlarla değil, aynı zamanda ideolojiler ve güç ilişkileriyle şekillenir. İktidarın ve kurumların bu yapıları nasıl şekillendirdiğini anlamak, toplumsal düzenin nasıl kurulduğunu ve sürdürüldüğünü keşfetmek için oldukça önemlidir. “Niyet etmeden namaz kılınır mı?” sorusu, ilk bakışta dini bir mesele gibi görünebilir, ancak aslında daha derin bir toplumsal ve siyasal soruya işaret eder: İnsan, içinde bulunduğu toplumsal yapının ve güç ilişkilerinin farkında olmadan, kendisini bir şeylere adar mı? Bu yazıda, dini bir eylemin nasıl toplumsal ve siyasal düzene yansıdığını, kurumlar, ideolojiler ve demokrasi bağlamında…
Yorum BırakKısa Süreli Durdurma Cezası Nedir? Toplumsal Yapılar Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Toplumlar, düzeni sağlamak ve bireylerin davranışlarını normlara uygun hale getirmek için çeşitli cezalandırma mekanizmaları kullanır. Bu cezalandırmalar, her toplumda farklı şekillerde, kültürel, ekonomik ve politik faktörlere bağlı olarak şekillenir. Birçok ceza türü vardır, ancak bu yazıda ele alacağımız “kısa süreli durdurma cezası” özellikle toplumsal yapılar ve bireyler arasındaki güç ilişkilerini, normların nasıl içselleştirildiğini ve toplumsal eşitsizliğin nasıl yeniden üretildiğini anlamamız açısından önemli bir konuya işaret eder. Peki, kısa süreli durdurma cezası nedir ve toplumsal yapılarla nasıl bir ilişkisi vardır? Kısa süreli durdurma cezası, genellikle bireylerin belirli bir davranışının ya…
Yorum BırakIvazlılık Ne Demek Hukukta? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Hukuki Yansıması Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Hukuki Çerçevesi Hukuk, toplumların düzenini sağlayan bir araçtır, ancak bu düzenin kendisi yalnızca kuralların ve yasaların bir bütünüdür; aslında güç ilişkilerinin, toplumsal normların ve ideolojik yapılarının bir yansımasıdır. Toplumlar, hukuk aracılığıyla ilişkilerini düzenler, fakat bu düzenin şekli, genellikle iktidar ve toplumsal yapılarla şekillenir. İktidar, toplumsal düzende kimlerin söz sahibi olacağını, hangi kuralların geçerli olacağını ve kimlerin hangi hakları kullanabileceğini belirler. İşte tam da burada, “ivazlılık” kavramı devreye girer. Peki, ivazlılık hukuki anlamda ne demektir? Ivazlılık, bir tarafın sağladığı bir mal, hak veya hizmet karşılığında…
Yorum BırakHipoplazi Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Girişi Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada seçim yapmanın ve bu seçimlerin sonuçlarının incelenmesidir. Kaynaklar sınırlı olduğunda, bireyler ve toplumlar bu kaynakları en verimli şekilde nasıl kullanacaklarına karar verirken çeşitli tercihlerin ekonomik, sosyal ve sağlık sonuçlarını göz önünde bulundururlar. Sağlık hizmetleri gibi kritik alanlarda, bir yandan hastalıkların tedavi edilmesi, bir yandan da bu tedavilerin maliyetlerinin yönetilmesi gerekmektedir. Peki, bir sağlık durumu olan “hipoplazi” bu dengenin neresinde yer alır? Tıpta hipoplazi, organ veya doku gelişiminin yetersiz olması anlamına gelir. Bu durumu ekonomik bir açıdan ele alarak, piyasa dinamikleri,…
Yorum BırakDamga Vergisi Tahakkuku: Toplumsal Yapılar ve Eşitsizlik Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Giriş: Toplumda Yer Eden Vergi ve Güç İlişkileri Bir sabah iş yerinde, belki de çoktan sıradanlaşmış bir vergi beyannamesi üzerinde çalışırken, fark ettiğimiz şey şudur: Vergi, toplumun en derin katmanlarına kadar işler ve bu işleyiş, bazen göz ardı edilen pek çok toplumsal etkiyi de beraberinde getirir. Birçok kişi için vergi, devletin temel gelir kaynaklarından biri olmanın ötesinde, toplumsal normları, güç ilişkilerini ve hatta bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini şekillendiren bir araçtır. Özellikle damga vergisi tahakkuku, devletin bürokratik yapısının her bireyi doğrudan etkileyen bir yansımasıdır. Peki, damga vergisi tahakkuku nasıl yapılır?…
Yorum BırakYurtdışı Hizmet Belgesi: Bir Toplumsal İnceleme Yurtdışında çalışmak, birçok birey için kişisel ve profesyonel bir yolculuğun parçasıdır. Birçoğumuzun hayatında belki de öyle ya da böyle bu deneyim yer almıştır. Fakat, bu deneyimi yasal ve bürokratik anlamda resmi kılmak adına alınması gereken bir “yurtdışı hizmet belgesi” kavramı vardır. Peki, bu belge nereden alınır? Daha da derine inelim; bu belgeyi almak için izlediğimiz süreç, yalnızca bürokratik bir gereklilik midir, yoksa toplumsal yapılarla ne gibi etkileşimlere sahiptir? Birçok insan için sıradan bir iş, kimisi için ise kendisini yerleşik sosyal yapıların baskısı ve fırsat eşitsizliklerinin etkisiyle sınırlandırılmış hissettiren bir meseleye dönüşebilir. Bu yazıda, yurtdışı…
Yorum BırakUyurken Burun Tıkanıklığı İçin Odaya Ne Konur? Kültürel Bir Perspektiften Bakış Bir gece, şehirdeki gürültüden ve ışıklardan uzaklaşmış, uykuya dalmaya hazırlanırken aniden burnunuzun tıkandığını hissediyorsunuz. Hemen fark ediyorsunuz ki, geceyi rahat bir şekilde geçirmek, derin bir uyku almak neredeyse imkansız hale gelmiş. Peki, burun tıkanıklığı için geleneksel ve modern çözümler nelerdir? İyi bir uyku için odanıza ne koyarsınız? Ve aslında, bu basit bir sorunun ötesinde, kültürlerin hastalıkları, iyileşme süreçlerini ve ritüellerini nasıl şekillendirdiğine dair ne gibi derin izler taşıyor? Bu soruyu gündeme getirmek, yalnızca tıbbi bir çözüm arayışının ötesine geçer. Çünkü farklı kültürler, hastalık ve şifa süreçlerini sadece biyolojik değil,…
Yorum BırakKaradeniz Neden Türk Gölü Olmaktan Çıktı? Kelimenin gücü, anlatının dönüştürücü etkisi… Bir kelime, bazen bir halkın kaderini, bazen de bir denizin kimliğini değiştirebilir. Karadeniz, Türk milletinin hafızasında derin izler bırakmış bir denizdir; hem coğrafi hem de kültürel olarak. Ancak zaman içinde, bu denizin kimliği giderek daha karmaşık bir hal almış ve Karadeniz, Türk gölü olma vasfını kaybetmiştir. Peki, edebiyat bu dönüşümde ne rol oynamaktadır? Karadeniz’in Türk gölü olmaktan çıkışını anlamak için, bu bölgedeki kültürel ve tarihi anlatıları, metinler arası ilişkileri ve edebiyat kuramlarını irdelememiz gerekir. Karadeniz’in Edebiyatın Dönüştürücü Gücüyle Bağlantısı Edebiyat, bir halkın yaşamını, hislerini, korkularını ve umutlarını şekillendirir. Karadeniz,…
Yorum Bırak