Osmanlı’nın 1. Balkan Savaşı’nda İmzalanan Antlaşma Üzerine Felsefi Bir İnceleme Hayat, sürekli bir arayıştan ibarettir: Aradığımız yalnızca doğruyu, güzeli, adaleti ya da huzuru değil, bunları nasıl anlamlandıracağımızdır. İnsanlık tarihi boyunca, çeşitli felsefi sistemler bu anlam arayışını şekillendirdi. Felsefenin derinliklerinden bakıldığında, savaşlar, anlaşmalar ve politik değişimler sadece tarihin katmanlarını oluşturmaz, aynı zamanda etik, bilgi kuramı ve varlık anlayışımızla da yakından ilişkilidir. Balkan Savaşları gibi tarihi olaylar, sadece askeri stratejilerin ve toplumsal yapının değil, aynı zamanda insani değerlerin ve varlık anlayışlarının da şekillendiği dönüm noktalarından biridir. Osmanlı’nın 1. Balkan Savaşı’ndaki kaybı ve akabinde imzalanan İstanbul Antlaşması, yalnızca bir askeri mağlubiyetin ötesinde bir…
Yorum BırakSeherYeli.com Yazılar
Mısır Unuyla Kurabiye Yapmak: Eğitimde Yeni Yaklaşımlar ve Pedagojik Bir Bakış Hayat, her an bir şeyler öğrenmek için yeni fırsatlar sunar. Bu fırsatlar bazen çok net, bazen de beklenmedik şekillerde karşımıza çıkar. Eğitim, bu süreci yönlendiren bir araçtır. Ancak eğitim, sadece teorik bilgilerin aktarılmasından ibaret değildir. Bireylerin düşünme biçimlerini, dünya görüşlerini, sorun çözme yetilerini ve kendilerine olan güvenlerini şekillendirir. Öğrenme yolculuğu, insanın hayatındaki en dönüştürücü deneyimlerden biridir. Bu yazıda, bir yemek tarifi üzerinden başlayarak, öğrenmenin derinliklerine inmeyi ve pedagojinin farklı boyutlarını keşfetmeyi amaçlıyoruz. Mısır unuyla kurabiye yapmak gibi basit bir örnek, aslında eğitimin çok daha geniş boyutlarını düşündürmemize neden olabilir.…
Yorum BırakErikli Hangi Ülkenin Suyu? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Sonsuz kaynaklarla çevrili olduğumuzu düşlemek, çoğu zaman insanın sahip olduğu temel arzularına dair gerçekçi olmayan bir yanılsamadır. Fakat, kaynaklar sınırlıdır ve bu sınırlılıklar, her gün karşılaştığımız pek çok ekonomik ve toplumsal sorunun merkezinde yer alır. Su, belki de en temel kaynağımızdır ve suyun sahipliği, dağılımı ve erişimi, sadece çevresel değil, ekonomik açıdan da son derece önemli bir meseledir. Bugün, popüler su markalarından biri olan Erikli’nin “hangi ülkenin suyu” olduğu sorusu üzerinden, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden bir analiz yapacağız. Peki, bir su markasının ülkesini tanımlarken, yalnızca coğrafi sınırları mı dikkate alıyoruz,…
Yorum BırakWi-Fi Az Çekiyorsa Ne Yapmalı? Psikolojik Bir Mercek Teknolojinin hayatımıza her yönüyle entegre olduğu günümüzde, hızla internet bağlantısının önemini kavrayamayan yoktur. Wi-Fi’nin yavaşladığı, bağlantıların kopmaya başladığı anlar, günümüzün teknoloji odaklı yaşamında tam bir stres kaynağına dönüşebiliyor. Ancak, bu durumun sadece teknik bir problem olmadığını, aynı zamanda bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerin de bir etkileşimi olduğunu fark ettiniz mi? Wi-Fi az çektiğinde hissettiğimiz sinir ve huzursuzluk, sadece ağın kopmasıyla ilgili mi, yoksa çok daha derin bir psikolojik etkileşim söz konusu mu? Gelin, bu durumu psikolojik açıdan inceleyelim. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Beklenti ve Sonuçlar Bilişsel psikoloji, insanların dış dünyayı nasıl algıladığını ve…
Yorum BırakTıpta Regülasyon Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme İnsanlar, toplumlar ve devletler arasındaki ilişki, uzun zamandır iktidarın nasıl kurulduğu, kullanıldığı ve meşruiyetinin nasıl sağlandığı gibi sorular etrafında şekillenmiştir. Herhangi bir toplumsal düzende, güç ilişkileri genellikle kurumlar aracılığıyla organize edilir ve bu ilişkiler, kolektif yaşamın düzenlenmesinde kritik bir rol oynar. Peki, sağlık gibi temel bir alanda güç ilişkilerinin, regülasyon ve denetim biçimlerinin ne tür sonuçlar doğurabileceğini hiç düşündük mü? Tıpta regülasyon kavramı, sadece bir idari veya bürokratik süreç değil, aynı zamanda bu güç ilişkilerinin, toplumsal adaletin ve devletin rolünün ne şekilde belirlendiğiyle ilgili önemli bir tartışma alanıdır. Siyasal alanda, regülasyon…
Yorum BırakMezun Olmak: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü ve Yeni Bir Başlangıç Edebiyat, kelimelerle yarattığı dünyaların sınırlarını aşarak, okuyucunun ruhunda izler bırakır. Her satır, her cümle bir yolculuğa çıkarır, bazen kimlik arayışının bir yansıması, bazen de toplumsal normların sorgulandığı bir alan olur. Mezuniyet, tıpkı edebiyat gibi, bir sonun değil, yepyeni bir başlangıcın kapılarını aralar. Ancak bu dönüşüm sadece fiziki bir geçiş değildir; bireyin içsel yolculuğu da edebiyatın derinliklerinde vücut bulur. Mezun olmak, okuduğumuz kitaplarda tanıdık karakterlerin yaşam döngülerine benzeyen bir olgudur: Öğrenmek, büyümek ve bir dünyaya adım atmak. Mezuniyetin Edebiyatla Anlam Kazanması Her mezuniyet, bir kahramanın yolculuğunun finaline benzer. Bunu en net şekilde,…
Yorum BırakKüflü Yere Boya Yapılır Mı? Felsefi Bir İnceleme Bir duvarın küf tutmuş olması, fiziksel bir hasar değil, adeta bir zamanın, bir ihmalkârlığın veya doğanın işaretidir. Ancak bir duvarın boyanması, sadece bir estetik müdahale değildir; aynı zamanda varlık, değer ve insanın dünyayla olan ilişkisini yeniden şekillendiren bir eylemdir. Küflü bir yüzeyin üzerine boya yapmanın mantıklı olup olmadığı sorusu, derin bir felsefi meseleyi gündeme getirir: Gerçekten de bir şeyin yüzeyine yapılan her müdahale, oradaki yapıyı dönüştürür mü? Ya da oraya dokunmak, sadece üzerine bir kabuk örterek daha derin sorunları gizler mi? Bu soruya yaklaşırken, sadece pratik bilgiye değil, epistemolojiye, etik ve ontolojiye…
Yorum BırakGastronomi ve Siyaset: Toplumsal Düzenin Çatlaklarında Bir Güç İlişkisi Toplumların yapısı, sadece ekonomik veya kültürel dinamiklerle şekillenmez; aynı zamanda güç ilişkileri ve ideolojik yapılarla da büyük bir ölçüde belirlenir. Gücün, kimde olduğuna, nasıl kullanıldığına ve kimlere hizmet ettiğine dair sorular, insanlık tarihinin en köklü ve derinlemesine ele alınan tartışmalarından biridir. Bu bağlamda, sosyal yapılar her zaman belirli grupların çıkarlarını yansıtır, toplumsal düzenin işleyişi de bu çıkarların sürekli bir biçimde üretilmesi ve yeniden üretilmesiyle şekillenir. Bu yazıda, gastronomi üzerinden toplumsal düzeni ve iktidar ilişkilerini inceleyeceğiz. Gastronomi, sadece bir yemek kültürü meselesi olmanın ötesinde, iktidarın, kültürün ve toplumsal katmanların bir mikrokozmosudur. Bir…
Yorum BırakEzanı Duyduğumuzda Ne Yapmalıyız? Kültürel Görelilik ve Kimlik Üzerinden Bir Bakış Her gün dünya çapında insanlar, çeşitli seslere, ritüellere, ve dini veya kültürel sembollere kulak verir. Fakat bu ritüelleri duyduğumuzda ne yapmalıyız? Hangi anlamları taşır ve farklı toplumlar bu sesleri, bu sembolleri nasıl anlamlandırır? İşte, ezan gibi dini bir çağrının bizde uyandırdığı duygular ve tepkiler üzerine düşünürken, kültürel çeşitliliği keşfetmeye, farklı kimliklerle empati kurmaya davet ediyorum sizi. Bu yazıda, ezanı duyduğumuzda ne yapmamız gerektiğine dair antropolojik bir bakış açısı ile bir keşfe çıkacağız. Kültürel Görelilik ve Kimlik İlk olarak, kültürel görelilik kavramını ele alalım. Bu, insan davranışlarını ve kültürel pratiklerini…
Yorum BırakBileyleme mi Bileme mi? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Hayat, seçimlerle doludur. Her gün karşımıza çıkan küçük ama bir o kadar önemli kararlar, genellikle büyük etkiler doğurur. Kıt kaynaklar, sınırsız ihtiyaçlar ve her seçimin bir maliyeti olduğunda, bazen bir kelimenin bile ekonomik bir anlam taşıdığını fark ederiz. “Bileyleme” mi “bileme” mi sorusu, dilin ötesinde, daha derin bir anlam taşır: Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları. Bu soruya bakarken, ekonomik sistemin temel kavramları ve teorilerini göz önünde bulundurmak, kararların nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olur. Bu yazıda, “bileyleme” ve “bileme” kavramları üzerinden mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından bir analiz yapacağız. Her iki terim,…
Yorum Bırak