KPSS Alan Sınavına Hangi Bölümler Girebilir? Gerçekler, Yanılgılar ve Sistemle Hesaplaşma KPSS denince çoğu insanın aklına tek bir şey geliyor: “Genel yetenek-genel kültür + biraz sabır + bolca stres = memuriyet hayali.” Ama işin “alan sınavı” kısmına gelince tablo değişiyor. Çünkü burada mesele artık herkesin girdiği bir yarış değil; bölümlerin, fakültelerin ve hatta yıllar önce verilen tercihlerin bile kader belirlediği bir alan. İzmir’de yaşayan, bu sınav sistemini uzaktan izlerken bile sinir katsayısı yükselen biri olarak söyleyeyim: KPSS alan sınavı biraz “ben sana kapıyı açıyorum ama anahtar sende mi değil mi, onu bilmiyorum” sistemi gibi. Net değil, şeffaf değil, ama hayatın…
Yorum BırakSeherYeli.com Yazılar
Merhabalar! Seheryeli ekibi olarak Erasmus vize istiyor mu hakkındaki bilgileri sizin için düzenledik. Erasmus Vize İstiyor mu? Kararın Görünmeyen Psikolojik Katmanları İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkat çeken şey, basit görünen kararların arkasında ne kadar karmaşık zihinsel süreçler olduğudur. Bir bireyin yeni bir ülkeye gitme fikriyle karşılaştığında yaşadığı düşünce akışı, yalnızca “gidebilir miyim?” sorusuyla sınırlı değildir. Bu soru, aynı zamanda güvenlik algısını, belirsizlik toleransını, aidiyet ihtiyacını ve sosyal çevreyle kurulan bağı aynı anda harekete geçirir. “Erasmus vize istiyor mu?” sorusu da yüzeyde teknik bir bilgi arayışı gibi görünse de, bilişsel, duygusal ve sosyal düzeyde çok katmanlı bir zihinsel organizasyonu…
Yorum BırakOtobüs bileti neden pahalı? Şehirde görünmeyen maliyetlerin ve eşitsizliklerin iç içe geçtiği bir mesele Yine bir Seheryeli içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kayseri teleferik ne kadar”. İstanbul’da yaşayan biri olarak toplu taşıma, hayatımın neredeyse her gününe dokunan bir gerçeklik. Sabahları metrobüste sıkışan kalabalık, akşam iş çıkışı yorgun yüzler, üniversite öğrencilerinin dolup taşan otobüs durakları… Bütün bu sahneler arasında en çok duyduğum sorulardan biri giderek daha netleşiyor: “Otobüs bileti neden pahalı?” Bu soru sadece ekonomik bir şikâyet değil. Aynı zamanda toplumsal adalet, erişim hakkı ve şehirde kimlerin nasıl yaşadığıyla doğrudan ilgili bir mesele. Çünkü ulaşım, bir yerden bir yere gitmekten çok…
Yorum BırakDP Anlamı Nedir? Zihnin Kendine Yabancılaştığı O İnce Çizgi Bir an geliyor… Her şey aynı ama hiçbir şey “gerçek” gibi hissettirmiyor. Sesler biraz uzak, yüzler biraz yabancı, hatta kendi düşüncelerin bile sanki bir başkasına aitmiş gibi akıp gidiyor. “Ben buradayım ama burada değilim” hissi içten içe büyüyor. İnsan o anda bir kelime arıyor. Yaşadığı şeyin adını koymak istiyor. İnternette hızlı bir arama: DP anlamı nedir? Ve karşısına çıkan kavram, zihnin kapısını aralıyor: Depersonalizasyon. DP Anlamı Nedir Psikoloji Bağlamında? Psikolojide DP, çoğunlukla Depersonalizasyon (kişinin kendine yabancılaşması) anlamına gelir. Bu durum, bireyin kendi düşüncelerini, bedenini ya da duygularını dışarıdan izliyormuş gibi hissetmesiyle…
Yorum BırakSevgili Seheryeli ziyaretçileri, bugün “Aptamil mama neden kokuyor” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Aptamil Mama Neden Kokuyor? Zihnimde Süren İki Sesin Tartışması Konya’da yaşayan 26 yaşında biriyim. Günlerim bazen teknik çizimlerle, bazen de insan davranışlarını anlamaya çalıştığım uzun düşünce yürüyüşleriyle geçiyor. Son zamanlarda çevremde en sık duyduğum sorulardan biri şu oldu: “Aptamil mama neden kokuyor?” İlk bakışta basit bir soru gibi duruyor ama konuya biraz yakından bakınca, hem bilimsel hem de duygusal katmanları olan ilginç bir tartışmaya dönüşüyor. İçimdeki mühendis tarafı hemen formül bileşenlerini, üretim süreçlerini ve kimyasal etkileşimleri düşünürken; içimdeki insan tarafı ise “bir bebeğin bu kokuyu nasıl algıladığı”…
Yorum Bırak“Ama” Kavramı ve Siyasal Düşüncede Karşıtlık Mantığı Siyasal olanı anlamaya çalışan bir zihin için en küçük dil parçacıkları bile büyük yapıları açığa çıkarabilir. “Ama” sözcüğü ilk bakışta basit bir bağlaç gibi görünür; iki cümleyi birbirine bağlayan, anlamı tersine çeviren gündelik bir geçiş kelimesi. Fakat siyaset bilimi açısından bakıldığında “ama”, yalnızca dilsel bir araç değil, aynı zamanda iktidarın nasıl çalıştığını, hangi sınırlar içinde meşruiyet ürettiğini ve hangi istisnaları normalleştirdiğini gösteren bir düşünme biçimidir. Çünkü siyasal söylem çoğu zaman doğrudan değil, dolaylı kurulur. “Eşitlik vardır ama…”, “özgürlükler korunur ama…”, “demokrasi işler ama…” gibi ifadeler, modern siyasal düzenin hem iddiasını hem de kırılganlığını…
Yorum BırakKasırga Neden Türkiye’de Görülmez? Kayseri’de Başlayan Sessiz Bir Merakın Hikâyesi Merhaba Seheryeli ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “En çok kasırga olan ülke neresidir”. Hazırsanız başlayalım! Bir Gün Gökyüzüne Bakıp Başlayan O Soru Kayseri’de rüzgâr bazen öyle bir eser ki, insan kendini küçük bir dünyanın ortasında unutulmuş gibi hisseder. O gün de öyle bir gündü. Gökyüzü açık ama tuhaf bir gerginlik vardı. Sanki hava, bir şey söyleyecek ama kelimeleri bulamıyordu. Elimde eski bir defter, banka oturmuşum. Defterin kenarları kıvrılmış, sayfalar güneşten solmuş. Yazıyorum: “Kasırga neden Türkiye’de görülmez?” Bu soruyu yazarken aslında sadece meteorolojiyi merak etmiyorum. İçimde başka bir şey var. Bir tür eksiklik…
Yorum BırakBaşlangıç: Gündelik dilin içinde bir merakın izi Toplumsal yapıların en sessiz ama en güçlü taşıyıcılarından biri dildir. İnsanlar gündelik yaşam içinde kelimeleri yalnızca iletişim için değil, aynı zamanda dünyayı anlamlandırmak için de kullanır. Bu anlamlandırma sürecinde atasözleri ve deyimler, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel hafızanın yoğunlaşmış biçimleri olarak karşımıza çıkar. “Cücük atasözü var mı?” sorusu da ilk bakışta basit bir dil merakı gibi görünse de, aslında toplumun bilgi üretme biçimlerine, kültürel aktarımına ve hatta güç ilişkilerine kadar uzanan geniş bir tartışma alanına işaret eder. Gündelik hayatta bu tür ifadeleri duyan, sorgulayan ya da yanlış hatırlayan bireyler çoğu zaman yalnızca kelimenin doğruluğunu…
Yorum BırakKayseri’de Sessiz Bir Akşam ve Tarihin İçime Sızışı Kayseri’de akşamlar hep biraz ağır gelir bana. Rüzgâr Erciyes’ten aşağı inerken, sanki sadece soğuğu değil, geçmişin yükünü de taşıyor gibi hissederim. O gün defterimi açtığımda içimde garip bir sıkışma vardı. Ne tam bir hüzün, ne de net bir sevinç… daha çok yarım kalmış hikâyelerin bıraktığı o tanımsız his. Elimde kalem, zihnimde tek bir soru dönüp duruyordu: Karamanoğulları Beyliği Osmanlı’ya ne zaman katıldı? Bunu yazarken bile içim hafifçe titredi. Çünkü tarih dediğimiz şey benim için sadece kitap sayfaları değil; kaybedilmiş şehirler, susmuş insanlar ve yarım bırakılmış umutlar demek. Karamanoğulları’nın Gölgesi ve Osmanlı’nın Genişleyen…
Yorum BırakMerhabalar! Seheryeli sayfasında bu kez Gen ne işe yarar üzerine odaklanıyoruz. Gen Ne İşe Yarar? Felsefi Bir Keşif Hayatın anlamını sorgulayan insan, aynı zamanda kendi bedeni ve zihni üzerinde de derin bir merak besler. Bir sabah uyanıp aynaya baktığınızda, yüzünüzdeki ifadelerin, göz renginizin ve hatta hastalıklara yatkınlığınızın ardında hangi güçlerin yattığını düşündünüz mü hiç? Genler, biyolojinin temel taşları olarak bilinir; peki onları yalnızca biyolojik bir mekanizma olarak mı görmek gerekir, yoksa etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlarıyla daha derin bir anlam da taşıyor olabilir mi? Bu yazıda, genin işlevini felsefi bir mercekten inceleyeceğiz ve hem klasik hem çağdaş düşünürlerin perspektiflerini tartışacağız.…
Yorum Bırak