Cinsel İlişkide Acıyı Azaltmak İçin Ne Yapmalı? Antropolojik Bir Perspektif Dünya, farklı kültürlerin zenginlikleriyle şekillenen bir yer. Bu çeşitliliğin en temel yansıması ise, insanların günlük yaşamlarıyla, tabiatlarıyla ve kendilerini ifade etme biçimleriyle belirginleşir. Bir toplumun gelenekleri, inançları ve ritüelleri, bireylerin cinsellik, acı ve hazla nasıl ilişki kurduğunu da etkiler. Cinsel ilişkiler, tarihsel, kültürel ve sosyal bağlamda çok farklı biçimler alabilir ve her bir kültür, cinsel acı ve hazzı farklı şekilde anlamlandırabilir. Bu yazıda, cinsel ilişkide acıyı azaltma üzerine antropolojik bir bakış açısıyla derinleşeceğiz. Cinsel deneyimlerin, sadece biyolojik değil, kültürel, toplumsal ve kimliksel bir boyutu vardır. Bir toplumun cinsellik anlayışı, ritüelleri,…
Yorum BırakSeherYeli.com Yazılar
Buğday Yerine Ne Ekilir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, bazen bir tarla ekiminden daha karmaşık olabilir. Zihnimizin derinliklerinde neyin, nasıl ve neden şekillendiğini merak etmek, her zaman daha fazlasını keşfetmeye açık bir yolculuk gibidir. Bu yazıda, “buğday yerine ne ekilir?” sorusunu, psikolojik bir perspektiften ele alacağız. Bir anlamda, zihnimizde neyin ekilip biçildiği, duygusal, bilişsel ve sosyal yapılarımıza nasıl etki eder? Duygusal tepkilerimiz, sosyal etkileşimlerimiz ve bilişsel süreçlerimizle nasıl şekillenen bir insan olduğumuzu sorgularken, belki de buğday yerine ne ekildiğini anlamaya bir adım daha yaklaşacağız. Gelin, insan ruhunun farklı katmanlarında bu sorunun izini sürelim. Bilişsel Psikoloji: Zihinsel Modellerin ve…
Yorum BırakAtina’da Ne Var? Bir Antropolojik Keşif Atina… Bu kelime, insanlık tarihinin derin izlerini taşıyan, pek çok kültürel katmandan oluşan bir şehir. Binlerce yıl önce, Atina’nın sokaklarında yürüyen filozofların, sanatçıların, politikacıların ve sıradan halkın, bugün de hala yankıları kulağımıza çarpmaktadır. Atina, sadece Antik Yunan’ın başkenti olmanın ötesinde, kültürel çeşitliliğin ve insanlık tarihinin bir mozaiği olarak karşımıza çıkar. Her kültürün kendine özgü bir bakış açısı, ritüeli, sembolü ve toplumsal yapısı vardır; ancak bu öğeler birbirleriyle iç içe geçer, bazen örtüşür, bazen de çelişir. Bir antropolog olarak, kültürlerin kökenlerini keşfetmeye duyduğum heves, beni Atina’ya çekiyor. Burada, sadece tarihsel mirası değil, günümüz toplumunun yaşam…
Yorum BırakÇankırı Ankara mı? Bir Felsefi Sorgulama Felsefe, dünyayı anlamaya yönelik sorgulamanın en derin yollarından biridir. Bir şeyin ne olduğunu, ne olmaması gerektiğini ve ne olabileceğini anlamak için temelden sorgulamak gereklidir. Çankırı’nın Ankara olup olmadığını sormak, ilk bakışta basit bir coğrafi soru gibi görünse de, aslında çok daha derin felsefi soruları gündeme getirir. “Çankırı Ankara mı?” sorusu, sınırların, kimliklerin, yerel ve merkezi olguların nasıl inşa edildiği üzerine derin düşünceler uyandırır. Bu yazıda, etik, epistemoloji ve ontoloji çerçevelerinden bakarak bu soruyu inceleyecek ve dengeli bir felsefi sorgulama gerçekleştireceğiz. Çankırı ve Ankara: Ontolojik Bir Ayrım Ontoloji, varlık felsefesi olarak tanımlanabilir. Bir şeyin varlık…
Yorum BırakYoklama Kaçağı Cezası Silinir Mi? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme Bir sabah, yalnızca birkaç dakika boyunca rüyanın karanlıkta kaybolan hatıralarıyla gözlerini açan bir insanın, geçmişindeki kayıplarla nasıl yüzleşeceği sorusu üzerine düşünüyordum. Geçmişin izleri, bazen silinemeyecek kadar derin olur, bazen ise sadece biraz zaman ve doğru koşullar altında silinebilir. Peki, bir hata ya da yanlış bir karar, cezalarla mı yaşanmalıdır? Yoklama kaçağı cezası gibi toplumsal bir yaptırım, geriye dönük bir suçlama mı yoksa ödenmiş bir bedel mi? İnsanın, doğru ve yanlış arasındaki sürekli savaşta neye dayanarak adil bir çözüm bulması gerektiği sorusu da burada devreye giriyor. Bu yazıda, yoklama…
Yorum BırakNiyet Etmeden Namaz Kılınır Mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Toplumların dinamikleri, yalnızca ekonomi ve teknoloji gibi maddi unsurlarla değil, aynı zamanda ideolojiler ve güç ilişkileriyle şekillenir. İktidarın ve kurumların bu yapıları nasıl şekillendirdiğini anlamak, toplumsal düzenin nasıl kurulduğunu ve sürdürüldüğünü keşfetmek için oldukça önemlidir. “Niyet etmeden namaz kılınır mı?” sorusu, ilk bakışta dini bir mesele gibi görünebilir, ancak aslında daha derin bir toplumsal ve siyasal soruya işaret eder: İnsan, içinde bulunduğu toplumsal yapının ve güç ilişkilerinin farkında olmadan, kendisini bir şeylere adar mı? Bu yazıda, dini bir eylemin nasıl toplumsal ve siyasal düzene yansıdığını, kurumlar, ideolojiler ve demokrasi bağlamında…
Yorum BırakKısa Süreli Durdurma Cezası Nedir? Toplumsal Yapılar Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Toplumlar, düzeni sağlamak ve bireylerin davranışlarını normlara uygun hale getirmek için çeşitli cezalandırma mekanizmaları kullanır. Bu cezalandırmalar, her toplumda farklı şekillerde, kültürel, ekonomik ve politik faktörlere bağlı olarak şekillenir. Birçok ceza türü vardır, ancak bu yazıda ele alacağımız “kısa süreli durdurma cezası” özellikle toplumsal yapılar ve bireyler arasındaki güç ilişkilerini, normların nasıl içselleştirildiğini ve toplumsal eşitsizliğin nasıl yeniden üretildiğini anlamamız açısından önemli bir konuya işaret eder. Peki, kısa süreli durdurma cezası nedir ve toplumsal yapılarla nasıl bir ilişkisi vardır? Kısa süreli durdurma cezası, genellikle bireylerin belirli bir davranışının ya…
Yorum BırakIvazlılık Ne Demek Hukukta? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Hukuki Yansıması Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Hukuki Çerçevesi Hukuk, toplumların düzenini sağlayan bir araçtır, ancak bu düzenin kendisi yalnızca kuralların ve yasaların bir bütünüdür; aslında güç ilişkilerinin, toplumsal normların ve ideolojik yapılarının bir yansımasıdır. Toplumlar, hukuk aracılığıyla ilişkilerini düzenler, fakat bu düzenin şekli, genellikle iktidar ve toplumsal yapılarla şekillenir. İktidar, toplumsal düzende kimlerin söz sahibi olacağını, hangi kuralların geçerli olacağını ve kimlerin hangi hakları kullanabileceğini belirler. İşte tam da burada, “ivazlılık” kavramı devreye girer. Peki, ivazlılık hukuki anlamda ne demektir? Ivazlılık, bir tarafın sağladığı bir mal, hak veya hizmet karşılığında…
Yorum BırakHipoplazi Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Girişi Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada seçim yapmanın ve bu seçimlerin sonuçlarının incelenmesidir. Kaynaklar sınırlı olduğunda, bireyler ve toplumlar bu kaynakları en verimli şekilde nasıl kullanacaklarına karar verirken çeşitli tercihlerin ekonomik, sosyal ve sağlık sonuçlarını göz önünde bulundururlar. Sağlık hizmetleri gibi kritik alanlarda, bir yandan hastalıkların tedavi edilmesi, bir yandan da bu tedavilerin maliyetlerinin yönetilmesi gerekmektedir. Peki, bir sağlık durumu olan “hipoplazi” bu dengenin neresinde yer alır? Tıpta hipoplazi, organ veya doku gelişiminin yetersiz olması anlamına gelir. Bu durumu ekonomik bir açıdan ele alarak, piyasa dinamikleri,…
Yorum BırakDamga Vergisi Tahakkuku: Toplumsal Yapılar ve Eşitsizlik Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Giriş: Toplumda Yer Eden Vergi ve Güç İlişkileri Bir sabah iş yerinde, belki de çoktan sıradanlaşmış bir vergi beyannamesi üzerinde çalışırken, fark ettiğimiz şey şudur: Vergi, toplumun en derin katmanlarına kadar işler ve bu işleyiş, bazen göz ardı edilen pek çok toplumsal etkiyi de beraberinde getirir. Birçok kişi için vergi, devletin temel gelir kaynaklarından biri olmanın ötesinde, toplumsal normları, güç ilişkilerini ve hatta bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini şekillendiren bir araçtır. Özellikle damga vergisi tahakkuku, devletin bürokratik yapısının her bireyi doğrudan etkileyen bir yansımasıdır. Peki, damga vergisi tahakkuku nasıl yapılır?…
Yorum Bırak