Kasırga Neden Türkiye’de Görülmez? Kayseri’de Başlayan Sessiz Bir Merakın Hikâyesi Merhaba Seheryeli ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “En çok kasırga olan ülke neresidir”. Hazırsanız başlayalım! Bir Gün Gökyüzüne Bakıp Başlayan O Soru Kayseri’de rüzgâr bazen öyle bir eser ki, insan kendini küçük bir dünyanın ortasında unutulmuş gibi hisseder. O gün de öyle bir gündü. Gökyüzü açık ama tuhaf bir gerginlik vardı. Sanki hava, bir şey söyleyecek ama kelimeleri bulamıyordu. Elimde eski bir defter, banka oturmuşum. Defterin kenarları kıvrılmış, sayfalar güneşten solmuş. Yazıyorum: “Kasırga neden Türkiye’de görülmez?” Bu soruyu yazarken aslında sadece meteorolojiyi merak etmiyorum. İçimde başka bir şey var. Bir tür eksiklik…
Yorum BırakEtiket: de
Kayseri’de Sessiz Bir Akşam ve Tarihin İçime Sızışı Kayseri’de akşamlar hep biraz ağır gelir bana. Rüzgâr Erciyes’ten aşağı inerken, sanki sadece soğuğu değil, geçmişin yükünü de taşıyor gibi hissederim. O gün defterimi açtığımda içimde garip bir sıkışma vardı. Ne tam bir hüzün, ne de net bir sevinç… daha çok yarım kalmış hikâyelerin bıraktığı o tanımsız his. Elimde kalem, zihnimde tek bir soru dönüp duruyordu: Karamanoğulları Beyliği Osmanlı’ya ne zaman katıldı? Bunu yazarken bile içim hafifçe titredi. Çünkü tarih dediğimiz şey benim için sadece kitap sayfaları değil; kaybedilmiş şehirler, susmuş insanlar ve yarım bırakılmış umutlar demek. Karamanoğulları’nın Gölgesi ve Osmanlı’nın Genişleyen…
Yorum BırakJandarma Eğitimde İzin Var mı? Gerçek Hayatla Beklentinin Çarpıştığı Yer İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu net söyleyeyim: Askeri eğitim kelimesini duyunca insanın aklına ilk gelen şey “sert disiplin” oluyor. İkinci gelen şey ise… “Peki hafta sonu çıkılıyor mu?” sorusu. İşte tam da bu noktada herkesin diline dolanan o klasik soru devreye giriyor: Jandarma eğitimde izin var mı? Kulağa basit geliyor ama değil. Bu soru, aslında özgürlükle disiplin arasındaki ince çizginin tam ortasına düşüyor. Ve evet, ben de bu soruyu ilk duyduğumda ciddi ciddi “ya en azından pazar günü döner yerler mi acaba?” diye düşünenlerdenim. Sonra biraz gerçeklerle tanışıyorsun. —…
Yorum BırakDudak iç kısmı yarası için hangi doktora gidilir? Bu sorunun etrafında dönen gereksiz karmaşa Açık konuşacağım: İnsanların “dudak iç kısmı yarası için hangi doktora gidilir?” sorusunda bu kadar kafasının karışması biraz sistemin değil, alışkanlıkların sonucu. Çünkü basit bir sağlık problemine bile yaklaşımımız sanki büyük bir gizem çözüyoruz gibi. İzmir’de yaşayan, sosyal medyada fazla vakit geçiren 28 yaşında biri olarak söylüyorum; bu konu abartılıyor ama aynı zamanda hafife de alınmaması gerekiyor. İki uç var ve ikisi de sinir bozucu. Bir taraf “geçer ya, bir şey olmaz” diyor. Diğer taraf Google’da en kötü senaryoya 3 dakika içinde ulaşıp kendini panik atak moduna…
Yorum Bırak1961 referandumu hakkında ne düşünüyorsunuz? “Bir saniye, 1961’de ne oldu ki?” diye düşünüyor olabilirsiniz, ama merak etmeyin! Hepimizin hayatında en az bir kez “neden?” sorusunu sormuşuzdur. İşte, 1961’de de tam olarak bu soruya “neden olmasın?” cevabı verilmişti! Hem de bir referandumla! Düşünsenize, bir hükümet, anayasa değişikliği için halkın görüşünü almak istiyor. Ama öyle sıradan bir şey değil! Yani, 1961 referandumu, Türk siyasetinin “Ben de varım!” dediği, tam anlamıyla bir “Dönüm Noktası”ydı. Gelin, bunu biraz eğlenceli ve yaratıcı bir şekilde keşfederek 1961 referandumunun neden yapıldığını inceleyelim. 1961 Referandumu: Hangi Sürpriz Yatırımını Yaptık? Hadi geçmişe, 1960’lara dönelim. Türkiye, bir sabah kalkıp kahvesini…
2 Yorum