İçeriğe geç

Peygamberimiz İslam gelmeden önce neye inanıyordu ?

Fetret Ehli Ne Olacak?

Şu dünyada bir insan bazen gerçekten kayboluyor. Hani kayboluyor derken, mecaz anlamda kayboluyor. Kafasını bir süreliğine bir şeylere takıp, sonrasında o şeylerin hiçbiriyle ilgilenmeyen, dünyaya sanki başka bir gözle bakmaya çalışan insanlar var ya… Evet, işte onlardan biri de benim. İzmir’de, her an gülüp eğlenip, espri yaparak geçirdiğim o çılgın gençlik yıllarında bile, derinlerde bir yerde hep aynı soruyu sordum: Fetret ehli ne olacak?

Fetret ehli ne demek? Dur, hemen açıklayayım. Kısaca, bu insanlar hem bir şeylere inanmak istiyorlar ama bir yandan da sürekli kuşku içinde kalıyorlar. Düşünsene, bir yanda acaba doğru yolda mıyım? derken, diğer tarafta belki de ben sadece daha fazlasını görmek istemiyorum diye kafanda dönen sorularla baş başa kalıyorsun. Bu tam olarak benim yaşadığım bir durum. Eğlenceli bir şekilde hayatı sorgulayan, ama bir yandan da ne yaptığını pek anlamayan biri olmak… Tamam, belki de biraz fazla derinleşiyorum, ama bu, kafamda sürekli dolaşan bir soru işareti.

İzmir Sokaklarında Fetret Ehli Olmak

Geçen gün, yine arkadaşlarımla Alsancak’ta takılırken, çok komik bir olay yaşadım. Hani İzmir’in ünlü kafelerinde oturur, bir şeyler içerken bazen derin mevzularda muhabbet ederiz ya, işte o anlardan biriydi. Hepimiz bir şekilde dertleşiyoruz, kimimiz işlerimizi konuşuyor, kimimiz ilişkileri… O esnada birden bir arkadaşım, “Ya biz gerçekten doğru bir şey mi yapıyoruz?” dedi.

O an gülmeye başladım. Hani, espri yapmadan duramam ya, işte tam da o an devreye girdi. “Evet, biz doğru bir şey yapıyoruz, çünkü İzmir’deyiz. Ne yaparsak yapalım, her şey doğru oluyor,” dedim. Herkes güldü, ama içimden acaba doğru bir şey mi yapıyorum? diye sorgulamaya başladım. Yani, günün sonunda, bu soruyu kendi kendime sormazsam huzur bulamam, değil mi?

Bir yandan kafamda Fetret ehli ne olacak? sorusu dönüp duruyor. Sonuçta, hayatın içinde kaybolmuş ve bir şeylere tutunmak isteyen biri olarak, bu sorunun cevabını bulmak benim için zorlaşıyor. Hadi bakalım, Fetret ehli olmak, yani bir şeyleri ararken bir türlü bulamamak tam olarak ne demek?

İçimdeki Fetret Ehli: Kararsızlık Krallığı

Bir gün, yalnız başıma yürürken, bu soruya bir çözüm aramaya karar verdim. Yani, soruyu ciddiye alıp, bir çözüm üretebilir miydim? O an yürürken, kafamda binlerce soru birbirine karıştı. “Bir yanda hayallerim var, diğer yanda ise geçici rahatlıklarım. Kendi dünyamda kaybolmuşken, dışarıdaki dünya beni ne kadar etkileyebilir ki?” diye düşünüyorum. Neyse, bulamamış gibi görünse de bir çözüm, en azından başkalarına gülüp geçerken kendi içimde bir şeylerin farkına varıyordum.

Birkaç adım daha atarak bir kafeye giriyorum. Siparişimi verirken garsona “Çok dertliyim,” diyorum. Garson da yüzüme bakıp “O zaman kahvenizi alırken derdinizi de alırım,” diye cevap veriyor. Gülüyoruz ama içimden hala Fetret ehli ne olacak? sorusu canımı sıkıyor. “Belki de biraz kafamı boşaltmalıyım,” diyorum. Ama işte, içimde hala o kararsızlık, o kaybolmuşluk hissi var.

Fetret Ehli Ne Olacak?

Bundan sonra, bu sorunun cevabını aramak için ciddi bir araştırmaya başlıyorum. Çevremdeki insanlara, internetin derinliklerine kadar soruyorum. Ama cevabı kimse veremiyor. Aslında bu çok komik, değil mi? Herkes kendi yolculuğunda kaybolmuş, ama hala bir şekilde doğruyu bulmuş gibi takılıyor. Sanki hepimiz birer Fetret ehli gibiyiz, bir arayış içinde ama hiçbirimiz kesin bir cevaba ulaşamıyoruz.

Bir akşam arkadaşımla sohbet ederken, “Ya, bir şey diyeceğim,” diyorum. “Bazen kendimi bir Fetret ehli gibi hissediyorum.” O da hemen cevap veriyor: “Sen zaten hep öylesin. Bir gün karar verip, hayatına yön veriyorsun, sonra iki gün sonra tekrar kayboluyorsun.” Hepimiz gülüyoruz, ama aslında söylediklerinde çok haklı. Çünkü ben de tam olarak böyleyim: Her an bir karar veriyor, bir yol çiziyor ve sonra o yolun sonunda kayboluyorum.

Bir Yolu Bulmanın Zorluğu

Bazen soruyorum kendime: “Ya, o zaman Fetret ehli olmanın sonu ne olacak? Bu kararsızlık, bu sürekli kaybolmuşluk hali ne zaman bitecek?” Fakat kimse de cevap veremiyor. O yüzden de hayatı bir tür deneme yanılma yöntemiyle yaşıyoruz. Bazen bir şeyi doğru yapıyoruz, bazen tamamen yanlış yapıyoruz, ama bir şekilde yolumuzu buluyoruz.

İzmir’in dar sokaklarında yürürken, birden içimde bir his belirdi. “Bütün bu kararsızlık bir anlam taşıyor olabilir mi?” diye düşündüm. Belki de bu sorular, bizim daha doğru bir yolu bulmamızı sağlıyordur. Düşünmek, kaybolmak, sonra tekrar bulmak… Belki de bunlar bir arayışın parçasıdır.

Sonuç: Fetret Ehli Olmak, Hayatın Bir Parçası

Sonunda bir noktaya geldim: Belki de Fetret ehli olmak, bir şekilde hayatın parçasıdır. Kendi yolculuğumuzda kaybolmak, kaybolurken yeni şeyler öğrenmek ve sonunda bir çıkış yolu bulmak. Ve belki de, hayatı bu kadar eğlenceli yapan şey, bu belirsizlikteki kaybolmuşluk hissidir. Eğer her şeyin cevabı olsaydı, o zaman belki de yaşam bu kadar ilginç olmazdı.

Şimdi, soruyu tekrar soruyorum: Fetret ehli ne olacak? Belki de her şeyin sonu, bir gün doğru yolu bulmak olacak. Ama bu yolu bulmadan önce kaybolmak, düşünmek ve sorgulamak da güzel. Hatta belki de en güzel olan şey, bu arayışın içinde kaybolmak ve her kayboluşta biraz daha bulmaktır.

Sonuçta, kaybolmak da bir yolculuktur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
https://betci.co/vdcasinovdcasino yeni girişbetexper.xyztulipbet giriş